İvedihaber

İstanbul Sözleşmesi

İstanbul Sözleşmesi
Hacı Mehmet Karakaş( dilaney02@gmail.com )
75
11 Ağustos 2020 - 16:47

İstanbul Sözleşmesi’nin genel adı ‘’ Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddettin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesidir.’’ Sözleşme, 11 Mayıs 2011’de İstanbul da imzalanmıştır. İstanbul da imzalandığı için bu isimle anılmaya başlamıştır. Bazen Avrupa konseyi sözleşmesi de denilmektedir. Aynı zamanda ilk uluslararası sözleşmedir. Sözleşme, 11 Mayıs 2011’de meclisten geçmesine rağmen, 14 Mart 2012’de onaylanmıştır. 1 Ağustos 2014’de ise yürürlüğe girmiştir.

Bu sözleşme meclise geldiğinde sadece hükümet imzalamadı, mecliste bulunan dört partide buna evet oyu kullandı. O dönemde mecliste AKP, CHP, MHP ve BDP bulunuyordu. Oylamada 246 kabul oyu, sıfır ret oyu ve bir de çekimser oy kullanılmıştı. Çekimser oyu kullananda Adana Millet Vekili Cezmi Türk’e aitti. Ancak Cezmi Türk daha sonra TBMM’ye dilekçe vererek ben yanlışlıkla çekimser oy kullandım düzeltilmesini istiyorum dedi. Bunun üzerine TBMM Cezmi Türk’ün de oyunu evet olarak kabul etti.

Bu sözleşmeyi sadece Türkiye imzalamadı, Avrupa birliği üye olan 45 ülke imzaladı. Ancak sadece 34 ülke bu sözleşmeyi onayladı.  İstanbul Sözleşmesi, kadına yönelik şiddeti önlemek, ev içi şiddetin önüne geçmek, küçük yaşta kız çocukların evlendirilmesine engel olmak ve çocuk istismarının önüne geçmek için yapılmıştır. Bu gün ise bu sözleşmeye en çok karşı çıkan ise AKP ve MHP’dir madem bu sözleşmeye karşı çıkacaktınız o zaman o gün niye bu sözleşmeyi kabul ettiniz. Yoksa siz değil de başkaları mı size bu sözleşmeyi dayattığı için mi kabul ettiniz?

Çünkü bu sözleşme meclise de saat 22.50’de başladı, 23.16 ‘da ise bitti, bu sözleşme meclis de 26 dakika içinde kabul edildi. Mademki bu sözleşme iyi değildi, sizin kültürünüze uygun değildi, o zaman 26 dakika içinde niye kabul ettiniz? Aceleniz mi vardı? Yoksa bir yere mi yetişiyordunuz? Yoksa birinden korktuğunuz için mi kabul ettiniz? İstanbul sözleşmesi bu ülkede yaşayan kadınlar için, kız çocuklar için, istismara uğrayan çocuklar için, ev içinde yaşanan şiddeti önlemek için ve çocuk yaşta evlendirilen kız çocuklar için bir güvence niteliğindedir.

Bu sözleşmeyi kaldırmaya kimsenin hakkı yoktur. Mademki bu sözleşmeyi beğenmiyorsunuz, sizin kültürünüze, örf ve adettiniz uygun değil, o zaman bu ülke de yaşayan kadınların haklarını savunan, kadın cinayetlerini önleyecek, küçük yaşta kız çocukların evlendirilmesine engel olacak daha iyi bir sözleşme getirirsiniz. Bunları önleyecek bir adaletiniz yok ise kalkıp bu sözleşmeye karşı çıkmaya ne hakkınız nede söyleyecek bir sözünüz vardır.

26 Temmuz 2020 ‘de  AKP Millet Vekili Ahmet Hamdi Çamlı’nın twitter da yaptığı açıklama bütün kadınlara hakaret niteliğindeydi. Yaptığı açıklama tam olarak şu şekildeydi ‘’ Kadın erkek eşit değildir, bu husus telif hakkı sahibine ( fıtrat) göre değerlendirilmezse çok konuşulan sıkıntılara çözüm asla bulunamaz. ‘Eşitlik’ koca bir tantanadır. Eşitlik hayvan ve eşyada olabilir. İnsan eşrefi mahluktur, eşi ve benzeri olmaz. Erkek ve kadın da öyle’’

Kadınlar ve erkekler vücutları bakımından eşit olmayabilir. Aynı ağırlığı kaldıracak güce sahip olmayabilir. Ama bu topraklar üzerinde yaşayan bütün kadın ve erkekler eşittir. Bu topraklar üzerinde sadece kadın ve erkekler değil bütün insanlar eşittir. Devlet olarak bu toprakların üstünde yaşayan bütün kadınların haklarını kurumak gerekir. Sadece kadınların değil bütün canlıların haklarını kurumak devletin görevidir. Eşitlik tantana değildir, tantana olan zihniyeti bozuk olan insanlardır.  Ahmet Hamdi Çamlı bu açıklamayla da yetinmeyerek daha sonra yaptığı açıklama da ise kadın ve erkeği ‘ horuz ve tavuğa’ benzetti. Geçenlerde ise HDP içinde bir Millet Vekili kendi eşine şiddet uyguladığı ortaya çıktı. Bunun yanında bir tane Millet Vekili ise bir kadına istismarda bulunduğu ortaya çıkmıştı.

Beni en çok üzen şey bu tür insanların bizi yönetiyor olmasıdır. Eğitim nedir bilmeyen, gördüğü eğitimi hayatında uygulamayan ve insana insan olduğu için değer vermeyen insanlar bizi yönetiyor. Tek amaçları daha çok yemek daha çok parayı almaktır. Birde üstüne bir şeye biliyormuş gibi bize düşüncelerini dayattırıyorlar.

Maksadım burada partileri ve Millet Vekilleri eleştirmek değil hangi partide olursa olsun insana insan olduğu için değer vermek gerekir. Kadınlara bu benim partimin Millet Vekili, bu kadın benim komşum, bu kadın benim arkadaşım, bu kadın benim eşim, bu kadın benim akrabam, bu kadın benim annem deyip de değer vermek yerine bütün kadınlara ‘’dünya kadınları’’ olduğu için değer vermek gerekir. Bunu hiçbir zaman unutmamak gerekir ki bir ülkeyi geliştirin, refahını yükselten ve dünyayı güzelleştiren kadınlardır.

Ülkemizde her gün bir kadın hayatını kaybetmektedir, her gün bir kadın kendi evinde şiddet görüyor. Bunları engellemek yerine kalkıp İstanbul Sözleşmesi’ni kaldırmak doğru değildir. Kadın haklarını kuruyacak daha iyi bir sözleşme yapmadan İstanbul sözleşmesi kaldırmak doğru değildir. Belki bu sözleşmenin bir iki maddesi bizim topluma uymayabilir. Bunun için sözleşmeyi kaldırmak yerine bu sözleşmeyi iyileştirmek daha doğru olacaktır.

 

İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİN ÖZELLİKLERİ

1) İstanbul Sözleşmesi’nin en önemli özelliği ‘’ eski veya mevcut eşler, evlilik dışı partnerler, birlikte ikamet eden aile fertleri, akrabalar veya birlikte ikamet edilen başkaları tarafından yönetilen şiddetin önlenilmesidir.

2) Kadın ve erkek eşittir.

3) Hem özel alandaki hem de kamusal alandaki şiddeti yasaklamaktadır.

4) Sözleşme, sadece barış dönemlerinde değil, silahlı çatışma dönemleri ve silahlı çatışma sonrasında                      devam eden şiddeti de yasaklamaktadır.

5) Sözleşme, ‘’ toplumsal cinsiyete dayalı’’ ayrımcılık ve şiddeti temel almıştır ve toplumsal cinsiyeti tanımlayan ilk uluslararası belgedir.

6)  Sözleşme, ekonomik zarar veya ekonomik ızdırap da kadına yönelik şiddeti önlemektedir.

7) Sözleşme, taraf devletlerden belli koşullar nedeniyle şiddete açık hale gelmiş olan güçlü kadınların özel ihtiyaçlarının göz önünde bulundurulması talep etmektedir.

8) Sözleşme, yalnızca sözleşme’ye taraf devletlerin vatandaşı olan kadınlar için değil, sığınmacı ve hukuki durumu ne olursa olsun göçmen kadınlar içinde kuruma sağlamaktadır.

9) Sözleşme, şiddet mağdurlarına eşit kuruma sağlamsını öngörmekte ve mağdurlar arasında her türlü ayrımcılığı yasaklamaktadır.

10) Sözleşme, ev içinde erkek ve kız çocuklarına yönelik şiddeti önlemektedir.

11) Sözleşme, sözleşme kapsamındaki her türlü şiddetle mücadelede uluslararası işbirliği öngörmektedir.

12) Taraf devletlerin sözleşmenin hükümlerini etkili bir biçimde uygulamalarını sağlamak amacıyla sözleşme de spesifik bir izleme mekanizması oluşturulmuştur, ancak bireysel şikayet hakkı tanınmamıştır.

13) küçük yaşta kız çocukların evlendirilmesine ve çocuk istismarın önüne geçmeyi hedeflemiştir.

14) İstanbul Sözleşmesi kanun hükmündedir. Bunun hakkında, Anayasa’ya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesi’ne başvurulamaz.

 

 

                                                                                                    Hacı Mehmet KARAKAŞ

Copyright 2010 İvedi Haber.Com Tüm hakları saklıdır.

organik hit film izle

istanbul escort

alanya escort